Vatandaş Görevlerimiz nelerdir

Her birey vatandaş oldukları için ve yaşadıkları ülkede o ülkeye hitaben ve o bireylerin görevleri ve sorumlulukları olmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti’nde yaşayan ve bu toprak içerisinde de yaşamını sürdüren her kimse vatandaşlık ve sorumluluk görevlerini yerine getirmeleri gerekmektedir. Bu uyum ve düzen sayesinde bu bireylerin ve bu toplumun düzen içerisinde devamlılığı sağlanmaktadır. Vatandaşlık görevlerimiz yaşadığımız toprağa ve vatana kaliteli bir hayat sürmektedir ve kararlı bir şekilde yaşam içerisinde olmalarıdır.

Her ülkenin yasaları ve kuralları olduğu gibi Türkiye Cumhuriyeti’nin de bulunmaktadır. Bu görevlerimiz şunlardır; yasaların ve devletin getirmiş olduğu kurallara uymak ve uygulamak gerekir. Bireyler kendine özgü hak veya sorumluluklarını bilerek ve  bilinçli bir şekilde hareket etmek zorundadır. Devlete karşı verilen vergiler vermek. Erkeklerin askerlikleri olduğu için bu vaziyeti ve görevi düzenli bire şekilde yerine getirmek her insanın görevidir. Ülkeler de olan seçimler sayesinde her birey seçme ve seçilme haklarını kullanmak.

Kanun ve toplum çerisinde bulunan kuralları yapmak ve bu kuralları benimsemek ve saygı göstermeleridir. İnsanlar demokrasi, özgürlük ve eşitlik gibi kavramları saygı göstermek. Her zaman için şiddetten uzak durmak ve toplumda barışı sağlamak toplum arası ilişkilendirmede daha fazla ilgi göstermektir. Her konuda ver her zaman çıkarcılık ve ayrımcılık konusunda uzak durmalı ve toplum içi düşünceye önem gösterilmektedir. İnsanlar arası empati kurmaya ve insanları anlamak için bireyler arası saygı ve sevgiyle yaklaşmak toplumu daha düzene sokmaktadır.

Veri görselleştirme Nedir

Normal formatta sunulan bilgi örneklerini karmaşık ve dağınık verileri bir araya toplama sürecine ve algılanabilir görseller ile yorumlanabilmesi haline getirme durumuna veri görselleştirme demektir.verileri araştırma sırasında bireylerin algıları ile bilgisayar arasındaki esnek ve pratik zeka kurmayı hedeflemektir.veriler görsel biçimde hazırlanırken şematik olan olgular soyutlanabilir. Açık ve net bilgi sağlayabilmek için grafik ve tablo gibi görsel öğeler kullanarak verileri zenginleştirmektedir.

Bu uygulamaları uygulandıkları analiz etme gibi bilişsel süreçler çok daha bilgi aktarma da ve verimli olacaktır. veri görselleştirme hem sanat hem bilim dalı olarak görebiliriz. Bu ortaya çıkan verileri yapıları ile şekillendirildiği ve yönlendirildiği için beklenmedik olumlu olumsuz etkiler olabilir. Bu nedenle sanatsal yorumlamaya ve düşüncelere açık olması görülmektedir. Bu veri hazırlama aşamaların da hesaplamalı işlevler daha etkin olmaktadır. Bu yönüyle bilimsel aşamalarda değerlendirilir. Veri görselleştirme kavramı bilgisayara grafikleri, görüntü işleme, vb. birçok bilim dalının birleşmesinden sonucu ortaya çıkmaktadır.

İnsanlar içinde kolay bir tekniği bulunan bu veri görselleştirme teknikleri sayesinde yığın halinde olan verileri tek bir alan içinde anlatmak istenilenin anlatılmasıdır. Bu verileri insanların yorumlaması ve algılama yetenekleri sayesinde veriler hakkında bu yorumlar ve düşünceler sayesinde analiz olarak gerçekleştirilir. Veri görselleştirme sayesinde veri hakkında önemli bir kanıya varılabilir ve analiz sırasında gizli kalan bilgilerin de keşfedilebilmesi söz konusu olmaktadır. Örneğin veri görselleştirme sayesinde değişken dağılımları da görmektedirler.

Sivil Toplum örgütleri nelerdir

Sivil toplum,devlet kurumlarının dışında kendini yönlendirebilen , hak ve özgürlüklerini savunabilen özgürve özerk vatandaşlar tarafından oluşturulan topluluklardır. İnsanlar bu örğüte üye olup faaliyetlerine katılabilirler. Demokrasinin gelişmesi ile birlikte bir kaç kesimler kendi hak ve  çıkarlarını korumak amacıyla örgüt olmaları sonucu ortaya çıkmışlardır.

Sivil toplum bir nevi toplumun kendi kendini yönetmesidir. Dernekler ve sendikalar sivil toplum örgütüne örnek olarak gösterilir. Sivil toplum örgütünün işlevleri  şunlardır; bireysel hak ve özgürlükleri devletin tek taraflı baskısından koruyarak  güvence altına almasıdır. Toplumun asıl görevi bireylerin istek ve kaygılarını dile getirmek hak ve çıkarları korumaktır. Bu toplumda demokratik ilkelerin yerleşmesinde  katkıda bulunur.

İktidar karşısında kamuoyu olışturmak ve baskı kurarak siyasi kararların alınmasında etkili olmak. İhtiyaç sahibi olan insanlara yardım, sağlık, egitim gibi vb. konularda gönüllü kamu hizmetini  bu alanlarda devletin yükünü azaltmaktadırlar.sivil toplumun özellikleri şunlardır; gönüllülük esasına göre çalışırlar,çalıştıklarına karşı herhangi bir ücret almazlar,çalışanların tek amacı topluma hizmet ederler ve toplumun sorunlarına çözüm bulmaktır,toplumda çalışanların alt-üst ilişkisi aştında çalışmazlar her birey birbirleri ile yardımlaşma ve dayanışma ön plandadır, devlet katkısı olmauyan bir toplumdur ancak örgüte devletin koyduğu yasalar çerçevesinde işlerini gerçekleştiriler,devletin yetersiz kaldığı yardımlarda veya durumlarda ortaya sivil toplum örgütü çıkar.bu kurumun masraflarını (ihtiyaçlarını) çalışmalara destek veren üyelerin yardımları ve bağışlarıyla karşılarlar. Bu toplum sendika ,oda,dernek veya vakıf adına çalışırlar.

Özgürlük nedir özgürlük tanımı nedir

Özgürlük herhangi bir kısıtlamaya, zorlamaya bağlı olmadan düşünme veya davranma,herhangi bir şarta bağlı olmama durumu,serbesti.özgür irade , bireysel özgürlük , adalet , özerklik, kamu hakları,öz irade,  politik özgürlük ifade ve idari özgürlüğü kavramlarını karşılayan genel bir anlama gelen ifadeye de sahiptir. Genellikle tatmin edilmemiş bir kavramdır. İnsanlar tam olarak özgürlüğe kavuşamamıştır. Her ne kadar bireysel özgürlük ten bahsedilse de birey özgürlüğün küçük bir kısmıdır.

Toplum sayesinde var olan ve binlerce yılkı biyolojik geçmişe dayanan insanın özgürlük açısından küçük etkileri de vardır. İnsanlık özgürlük kavramıyla demokrasilerde veya aydınlanma sonrası toplumlarda tanınmıştır. Herkes bu kavramı öğrenince özgür olmak istemiştir ancak pek azı özgür olmak için çabalamıştır. Çaba gösterenler bazen tümden vazgeçmiştir. Çünkü bireysel kısım toplumda bağımsız olamaz. Halk özgürlüğü istemedikçe onun içinde yoğrulan ve halk tarafından eğitilen birey de özgürlük talep etmez özgürlük ancak farklı düşünen bireylerin diğerlerini harekete geçmesiyle birlikte  talep edilmiştir. Zamanla artan bir özgürlük isteği oluşmuş ve sonunda tüm insanlara bireysel özgürlüğü BM üyelerince söz verilmiş bir temel hak oluşmuştur.

Belki de kendimizi özgür sanıyoruz, gerçekten fikir olarak da özgürlüğe aşinayız. Ancak tarih boyunca felsefe yapanlar bunu pek olanak dahilin de görmemişlerdir. Ufak bir parçası olduğumuz insanlık ve onun da parçası olduğu varlığın kendi kararlarını verebilmesi nasıl ve ne kadar mümkündür?